Tiflis'te, şehrin uyarı vermeden değiştiği bir yer var.
Hava ısınır.
Ağırlaşır.
Yumuşar.
Tiflis'in bir şehir olmadan çok önce,
bu sıcaklık zaten buradaydı.
Derin yeraltından yükselerek,
doğal olarak, sessizce — bugün de olduğu gibi.
Efsaneye göre, Tiflis'in kurucusu Kral Vakhtang Gorgasali —
bu ormanlarda şahinle avlanıyordu.
Kuş avını, bir sülünü vurdu ve ikisi de aşağıdaki bir kaynağa düştü.
Kralın avcıları onlara ulaştığında,
suyu zaten buharlaşmış buldular.
Keşif beklenmedikti. Neredeyse tesadüfi.
Ve yine de, ardından gelen her şeyi belirledi.
Burası Tiflis olarak adlandırıldı — Gürcüce TBILI kelimesinden, anlamı sıcak.
Ve bu hissin etrafında bir şehir büyüdü.
Bugün bile, ABANOTUBANI — eski hamam mahallesi — orada olduğunu hâlâ hissettirir.
Dışarıdan bakıldığında kubbeler alçak ve sessizdir,
eriyormuş gibi neredeyse yere gömülmüş görünürler.
Hiçbir şeyi, içeride sizi bekleyenleri ele vermez.
Ama kapıdan içeri adım attığınız anda,
her şey değişir.
Buhar yavaşça ışığa yükselir.
Taş duvarlar ısıyı bir ANI gibi tutar.
Su sürekli hareket eder — ne acele ne de durgun.
Sadece… orada.
Yüzyıllardır bu bir lüks olmadı.
Bir alışkanlıktı.
İnsanların hayattan kaçmak için değil,
kendilerine dönmek için geldikleri bir yer.
O sıcaklığın içinde oturduğunuzda,
başınızdaki gürültünün yatışmaya başladığı bir an olur.
Hepsi birden değil.
Ama fark edilecek kadar.
Ve sonra bir şey değişir.
Vücudunuz gevşer.
Nefesiniz yavaşlar.
Zaman aciliyeti hissettirmeyi bırakır.
Belki de bu yüzden insanlar Tiflis'e aşık olur.
İnsanları etkilemeye çalıştığı için değil.
Ama size eksikliğini fark etmediğiniz bir şey verdiği için.
Rahatlık hissi.
Bir boşluk hissi.
Beklenenden daha uzun kalan sakin bir huzur türü.
Eğer bir gün kendinizi burada bulursanız,
bunu göz ardı etmeyin.
Ünlü olduğu için değil.
Ama çünkü şehrin kendini en içten şekilde ortaya koyduğu yer burasıdır.
Sonunda Merak Bir Yolculuğa Dönüşür 💌
