Ermenistan'ın pitoresk Tavush bölgesine gizlenmiş Haghartsin Manastırı kompleksi, tarih, mimari ve maneviyatın büyüleyici bir birleşimini sunar. Dilijan tatil kasabasının 18 km kuzeyinde yer alan bu ortaçağ başyapıtı, yemyeşil doğa ve nefes kesen dağ manzaraları arasında unutulmaz bir deneyim vaat eder.
10. ile 13. yüzyıllar arasında inşa edilen Haghartsin, Orta Çağ Ermenistanı'nın önde gelen bilimsel ve kültürel merkezlerinden biri olarak gelişti. Düşman akınları ve depremler sonucu zarar görmesine rağmen, özenle restore edilerek dayanıklı mirasını bugün de gözler önüne seriyor.
Komplekste kubbeli yapılarla uyumlu bir doğa-mimari bütünlüğü göze çarpar; birbiriyle bağlantılı çok sayıda kilise ve şapel bulunur, bunlar arasında Church of the Holy Mother of God, St. Gregory ve St. Stephan's da yer alır. En eskisi olan St. Gregory kilisesi 10. yüzyıla tarihlenir; yeraltı bir kaset ve kaçış geçidi ise manastırın stratejik tasarımını ortaya koyar.
Manastırın bir zamanlar yaklaşık 300 keşişe ev sahipliği yaptığı, yemekhanesinin ise mimari bir şaheser olduğu bilinmektedir. On iki destek sütunuyla ayakta duran yemekhanede Hristiyanlığın On İki Havari'sine gönderme yapılır. Ziyaretçiler ayrıca keşişlerin günün saatini ve ibadet zamanını hesaplamak için kullandığı güneş saatini de görebilirler.
Manastır kompleksine çok uzak olmayan benzersiz hücre-şapeller, münzevi keşişlerin inziva dolu yaşamlarına dair daha fazla bilgi sunar. "Haghartsin" adı "kartalların oyunları" anlamına gelir ve bu güçlü kuş tasviri manastır duvarlarını süsler.
Haghartsin Manastırı'na doğru bir gezi yapın ve Ermenistan dağlarının yeşil kucağı içinde saklı bu antik mücevherin büyüleyici tarihine, mimarisine ve manevi önemine kendinizi bırakın.
