Lechkhumi Bölgesi'nin kucağında yer alan Orbeli Fortress'ın kalıntıları geçmişin fısıltılarıyla sizi çağırıyor. 16. ve 17. yüzyıllarda mimari zarafeti, üslup öğeleri ve stratejik gücüyle görkemli bir şekilde yükselen yapı, bugün Gürcistan'ın zengin tarih dokusuna tanıklık ediyor; her çatlamış taşında bir hikâye saklı.
Kaya bir mahmuzun üzerinde konumlanan Orbeli Fortress, en parlak döneminde oval bir surla çevriliydi. 50 metre uzunluğunda ve 30 metre genişliğindeydi; çevresine karşı koyan bir üstünlük havası yayıyordu. Günümüzde kalenin iskelet halinde kalan yıkıntıları, eskiden taşıdığı kudreti sessizce yansıtır.
Üç sağlam kuleye ev sahipliği yaptığına inanılan kalenin ana kulesi kuzeye bakıyordu ve içinde yaşam mekânlarını barındırıyordu.
Kaleyi çevreleyen alanda bir mezarlık, bir kiliseye ait kalıntılar ve arkeolojik kazılarla ortaya çıkarılmış bir mezar izleri bulunuyor. Söylentilere göre bölgede bir zamanlar başka bir kilise daha vardı. Yıkıntılar içinde bulunan eserler—çarmıh betimlemesine ait antik bir heykel, bir başmelek ikonu ve Orbeli Fortress Church Gospel—şimdi Kutaisi State Historical Museum'da güvenle korunuyor.
Artık insan yerleşimi olmasa da kale önceki sakinlerinin izlerini taşır. Yıkıntılardaki resim parçaları, arkeolojik buluntular ve korunmuş eserler, Orbeli Fortress'ın tarihsel önemini canlı ve etkileyici bir şekilde anlatır.
